Atık Yönetimi Bunu Biliyor Muydunuz? Sürdürülebilirlik

E-Atıklar

Çekilen her gereksiz fotoğraf bir e-atıktır ve çevre kirliliğine yol açar. Peki bu e-atık, çevreye ne gibi zararları vardır ve geri dönüştürülebilir mi?

Elektronik atık (e-atık) kullanım sürelerini doldurmuş ve artık çalışamayacak durumda olan elektronik cihazlara verilen addır. Cep telefonları, bilgisayarlar, yazıcılar, televizyonlar, bulaşık makineleri gibi aklınıza gelebilecek her türlü elektronik cihaz e-atık olarak değerlendirilmektedir. E-atıklar içerisinde etkiye sahip olan ağır metaller, PVC, cıva ve kadmiyum gibi maddeler bulunmaktadır. Bu maddelerin herhangi bir başka malzemeye olası bir teması, çevreye ve sağlığına zararlı olabilmektedir. Elektronik cihazlar eskidiğinde ya da bozulduğunda bu cihazların genellikle birkaç yıl saklanması tercih edilmektedir. Ancak zaman geçtikçe hem eski cihazların değeri çok hızlı bir şekilde düşüyor hem de bu cihazların üretiminde kullanılan teknolojiler sürekli değiştiğinden geri dönüştürülmeleri zorlaşıyor. Dolayısıyla artık kullanılmayan elektronik cihazları en kısa sürede kutularına atmak en doğru yol olmaktadır. Birleşmiş Milletler’in 2020 Küresel E-Atık İzleme Raporu’na göre her yıl kişi başı 7,3 kg elektronik atık üretilmektedir. Dünyada ise her yıl üretilen 20~50 milyon ton e-atığın, BM’nin 2019 verilerine göre, sadece %17,4’ü geri dönüştürülmektedir. e-atıklar geri dönüştürülebiliyor ancak bu tehlikeye yol açabilmektedir.. Çünkü birçok geri dönüşüm tesisinde iş sağlığı ve güvenliğine gerekli özen gösterilmemektedir. Tesislerde gerçekleştirilen geri dönüşüm uygulamaları esnasında e-atıklar içerisindeki maddeler çevreye ve havaya yayılmaktadır. Bunun sonucunda özellikle tesislerde çalışan işçilerin kimyasallara maruz kalması kaçınılmaz olmaktadır. Atıkların bertarafındaki zararlı işlem bileşen ihtiva eden atıkların yakılmasıyla ortaya çıkan halojenli kloridler ve bromidlerdir. Bu bileşenler elektronik atıkların plastik aksamlarında ve kabloların PVC kaplamalarında yanmayı engelleyici özellikleri nedeniyle tercih edilmektedir. Yakıldıkları takdirde dioksin olarak ortaya çıkmakta ve atmosfere yayılmaktadır. E-Atıkları toprağa gömme yoluyla bertaraf etmek yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemde uzun dönemde çevreye zararlı etkiler doğurabilmektedir. Örneğin bu tarz atıklarda bulunan cıvalı bileşenler uzun dönemde yer altı suları ve toprağa zarar verebilmektedir.

Elektronik ürünlerin yanında çekilen gereksiz fotoğrafların çevre kirliliğine olan etkisi yapılan araştırma sonuçlarına göre kanıtlanmıştır. 1900 yılından günümüze, çekilen fotoğraf sayısının neredeyse 13 trilyon olduğu kaydedilmiştir. Bu fotoğrafların yarısı sadece geçtiğimiz 5 yıl içerisinde çekilmiştir. 2020 yılındaysa çekilen fotoğraf sayısının, 20. yüzyılda çekilen fotoğraf sayısından daha fazla olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere çekilen fotoğraflar, fotoğraf çekmek için kullanılan cihaza kaydediliyor ve kaydedilen bu fotoğraflar, kaydedilen diğer bütün veriler gibi, az miktarda da olsa karbon ayak izine sahiptir. Dolayısıyla gereksiz çekilen her fotoğraf e-atık olarak doğada yerini alıyor. Bununla birlikte fotoğraf çekmek için kullanılan cep telefonu ve kamera gibi cihazlar da birer elektronik atık adayıdır.

Sonuç olarak söylenebilir ki çekilen fotoğraflarla anı ölümsüzleştirilirken doğa ölüme terk edilmektedir.  

Kaynaklar:

Fotoğraf çekmek doğaya zarar veriyor mu? – Aydın Hedef

Gereksiz fotoğraflar atık dağını büyütüyor – Gazete Oksijen

Dijitalleşen Dünyanın Yeni Çevre Sorunu: E-Atıklar – Dr. Tuba Sarıgül

Akın, B., & Kuru, A. (2021). Elektrikli ve Elektronik Atıkların (E-Atık) Zararları, Yönetimi ve Türkiyedeki Uygulamalarının Değerlendirilmesi. İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi, 3(12), 1–12.

Yazar hakkında

Beyza Çınar