“Batı Antarktika’da yer alan Thwaites Buzulu, önümüzdeki yüzyıllarda meydana getireceği değişimlerin küresel deniz seviyelerini ve kıyı topluluklarını kökten etkileyecek olması nedeniyle ‘Kıyamet Buzulu’ olarak da anılıyor. Son yedi yılda yapılan araştırmalar, ne denli karmaşık ve hızla değişen bir iklim gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha kanıtladı. Geçtiğimiz 40 yıl içinde geri çekilme hızı ciddi biçimde artan Thwaites’in yakın zamanda tamamen erimesi veya çökmesi beklenmese de, bilimsel veriler bu erimenin 21. ve 22. yüzyıllarda hızlanarak devam edeceğini gösteriyor. Bu durum, sadece buzulun kendisini değil, Batı Antarktika Buz Levhası’nın genel yapısının da çökme ihtimalini beraberinde getiriyor. Bilim insanları, bu sürecin zaman çizelgesini netleştirmek adına araştırmalarına devam ediyor.”

December 11, 2024Erime Mekanizması
Thwaites Buzulu’nun bilim dünyası için bu kadar kritik olmasının temel nedeni, ısınan okyanus sularının kıta sahanlığı boyunca ilerleyerek buzulu alttan eritmesidir. Değişen okyanus ve atmosfer koşulları, buzulun kütle kaybını her geçen gün artırmaktadır. Bu süreçte buz sahanlığı incelirken, buzulun deniz tabanıyla temas ettiği “zemin hattı” (grounding line) hızla geri çekilmektedir. Özellikle zemin hattı çevresinde yoğunlaşan bu incelme, “Deniz Tabanlı Buz Tabakası Kararsızlığı” (Marine Ice Sheet Instability – MISI) hipoteziyle açıklanmaktadır. Bu hipoteze göre, buzulun oturduğu taban iç kesimlere doğru gidildikçe derinleştiği için okyanus suyu daha derinlere sızabilmektedir. Bu durum, erimenin kontrolden çıkarak hızlanmasına, daha fazla buz kütlesinin yüzer hale gelmesine ve nihayetinde okyanusa karışmasına neden olan bir döngü yaratır. Kısacası, buz eridikçe su daha derine ilerlemekte; bu geri besleme döngüsü ise küresel deniz seviyelerinde ani ve büyük çaplı bir yükseliş riskini tetiklemektedir.

Rignot et al., 2024İstatistikler ile Thwaites
Thwaites, dünyanın en geniş buzulu olup 120 km genişliğe sahiptir. Yüzey alanı ise 192.000 km2 dir. Yüzey alanı İngiltere, Wales ve Kuzey İrlandanın toplamından daha fazladır. Aynı zamanda başka bir kıyas ise Florida’dan daha büyük bir alan kaplamasıdır. Ülkemizden bir karşılaştırma yapıcak olursak, yüzölçümü en büyük il Konya’nın nerdeyse 5 katıdır ve Türkiye’nin toplam yüzölçümünün çeyreği kadardır. Buzul, zemin hattında 800 ile 1200m derinliğe ulaşmaktadır.
Thwaites Buzulu tamamen erirse, bu küresel deniz seviyelerinde yaklaşık 65 cm’lik bir artış anlamına gelir. Ancak Thwaites, Batı Antarktika Buz Levhası’nın merkezinde yer alır ve altındaki derin buzaltı havzasından gelen buz kütlelerini de taşır. Bu nedenle Thwaites’in çöküşü, tüm Batı Antarktika Buz Levhası’nı dengesizleştirip çökmesine yol açabilir; böyle bir senaryoda deniz seviyeleri 3 metreye kadar yükselebilir.
ITGC projesinin temel amaçlarından biri, Thwaites’in çökme olasılığını ve olası zaman çizelgelerini belirlemektir. Şu anda, buzulun çöküşünün başlangıcına yaklaşmış olabileceğimiz düşünülüyor, ancak bu, buzulun ön kısmındaki buzaltı sırt üzerinde stabil hale gelip gelmemesine bağlı.
Güncel veriler, Thwaites’in şu anki deniz seviyesi artışının yaklaşık %4’ünden sorumlu olduğunu gösteriyor. Teorik hesaplamalar, 2000 yılından bu yana buzulun 1000 milyar tondan fazla buz kaybettiğini ve son 30 yılda bu kaybın iki katına çıktığını da ortaya koyuyor.
Buzul Jeomühendisliği ve Tartışmalar
Temmuz 2024’te University of Chicago’daki Climate Systems Engineering Initiative’e bağlı bir grup buzulbilimci, hızla geri çekilen buzulların tehditlerine karşı buzul jeomühendisliği üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurgulayan bir rapor yayınladı. Raporun ortak yazarı, University of Lapland Arctic Center’dan Prof. John Moore, UChicago News’e yaptığı açıklamada, “Buzul jeomühendisliği müdahalelerini hakkında karar vermemiz için 15 ila 30 yıl gerekli olacak; bu nedenle bu çalışmalara hemen başlamamız gerekiyor,” dedi.
Thwaites ve benzeri denizle sonlanan buzulları korumak için öne sürülen bazı yöntemler radikal değerlendiriliyor. Örneğin, dev denizaltı perdeleri ile sıcak gelgit akıntılarının buzula ulaşması kısmen engellenebilir. Bu perdeler kumaş veya boru içinden hava geçirilerek oluşturulan kabarcıklar şeklinde olabilir. Ancak, bu tür yapılar, besin maddelerinin ve deniz canlılarının hareketini engelleyebilir, bu da başka bir ekolojik dengesizliğe yol açabilir.

Birçok buzulbilimci ve iklim bilimcisi, bu fikirlerin uygulanmasının zorluğunu vurguluyor ve karbon emisyonlarını azaltma konusundaki esas tartışmadan dikkat dağıtabileceğini belirtiyor. Bu bilim insanlarına göre, jeomühendislik stratejilerine fazla güvenmek emisyonları azaltma eylemlerini geciktirebilir ve bu da küresel iklim krizine karşı alınacak en kritik önlemleri zayıflatabilir. Bu çözümler şimdilik ne kadar radikal ve uygulanamaz görünse de bu konuda araştırmalar ve yenilikler devam ediyor.
Uluslararası İşbirliği ve Önlemler
International Thwaites Glacier Collaboration (ITGC), Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ın ortak yürüttüğü ve saha ile deniz alanında görevli bilim insanı sayısı bakımından Antarktika’da bugüne kadar yapılmış en büyük bilimsel araştırma programıdır. ITGC’ye dahil 8 bilimsel proje bulunmakta; bunların 6’sı saha çalışmasına, kalan 2’si ise buzul süreçlerinin modellenmesine ve yakın ile uzak gelecekteki evrimine odaklanıyor. Proje, 5 yıldır devam ediyor ve yaklaşık 50 milyon USD bütçeye sahip.
ITGC’nin yayınladığı Eylül 2025 raporundaki birkaç paragraf şu şekilde:
– Buzuldaki incelmenin geçmişteki toparlanması birkaç bin yıl sürdü “Yakındaki bir buzulun kenarındaki buz tabakasında açılan delikten alınan kaya örnekleri, buzulun geçmişte bugünkünden daha ince olduğunu gösteriyor; çünkü birkaç bin yıl önce kayalar yüzeye çıkmıştı. Daha sonra ise buzul tekrardan kalınlaşarak kayaları örtmüş. Bu, buzulun yavaş da olsa toparlanmasının, bugüne benzer ancak bu kadar hızlı değişmeyen bir iklimde mümkün olduğunu gösteriyor. Mevcut iklim projeksiyonları, kıta sahanlığındaki suyun daha fazla ısınacağını öngörüyor; bu, buz kaybının başlıca nedeni ve son birkaç bin yılda yaşananlardan çok farklı bir durum yaratıyor. Bu nedenle, geçmişte belgelenen iyileşmeye benzer bir toparlanma olasılığı çok düşük.”
– Su altı robotları, yeni erime süreçlerini keşfetti ve buz raflarının alt yüzeyini gösterdi “Icefin adındaki torpido şeklindeki bir robot, buz sahanlığına açılan 600 m derinliğindeki bir delikten sıcak su ile indirildi. Robot, ince bir soğuk su tabakasının beklenmeyen bir şekilde stabil olduğunu ve sahanlığın alt kısmının çoğunu etkili bir şekilde izole ettiğini ortaya koydu. Bu, yüzen buzun düz alanlarındaki erimeyi yavaşlatıyor, ancak buzulun yüzmeye başladığı yerlerde (“zemin hattı”) ve yüzen buzulun altındaki bazı bölgelerde, buz tabanındaki dik basamaklar ve çatlak duvarlarında daha güçlü erime gözlemleniyor.”
Bilim insanlarına göre Thwaites’in çöküşünü tamamen durdurmak mümkün değil. Ancak derhal ve sürdürülebilir bir iklim değişikliği azaltımı, acil ve kapsamlı dekarbonizasyon, buzul kaybını erteleyebilir ve Doğu Antarktika’da benzer geri çekilmelerin başlamasını önleyebilir. Karbonsuzlaşma, süreci geciktirerek milyonlarca insanın yaşadığı kıyı bölgelerine uyum sağlamak için zaman kazandırabilir. Thwaites Buzulu, yalnızca Antarktika’nın değil, İstanbul’dan Miami’ye kadar tüm kıyı şehirlerinin geleceğini yakından ilgilendiriyor. Onun kaderi, iklim krizine karşı alacağımız önlemlere bağlı. Siz de kaynakçalarda da bulabilceğiniz ‘‘thwaitesglacier.org’’ sitesinden bu buzul hakkındaki gelişmeleri ve araştırmaları takip edebilirsiniz.
Kaynakça:
https://www.antarcticglaciers.org/2020/07/thwaites-glacier/
https://thwaitesglacier.org/
(Scambos et al., 2017)
(Source: Elevation Map of Antarctica (REMA), Howat et al., 2019, The Cryosphere)
(Source: Rignot 2019, PNAS)
(Source: Bedmap2, Fretwell et al., 2013 The Cryosphere; Jordan et al., 2020 The Cryosphere)
Source: Bedmachine, https://www.nature.com/articles/s41561-019-0510-8#Sec7,
https://data1.geo.tu-dresden.de/ais_gmb/
https://news.climate.columbia.edu/
Görsel: https://www.nature.com/articles/d41586-024-00119-3

